Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » Dürüstlük

Dürüstlük

tarafından Tuğçe

Patavazsızlıkla ayrıdını yapabilmeli.. Ağzına geleni olduğu gibi söylemek hiç değil.. İnsanların onurunu kıracak ve onları zor duruma düşürecek cinsten olanlarının alakası yok..

Yine önce bizle başlamalı işe.. Kendimize karşı ne kadar dürüst davranıyoruz ? Bir dakika !, şöylesi daha doğru olmaz mı ? Kendimize karşı dürüst müyüz ? Bu soruya ne kadar şeffaf yanıt verebilirsek, o kadar.. Bu soruya nasıl direkt yanıt verebilirsek, evet..


Peki, bunu anlamak nasıl mı mümkün olur ?.. Önce doğru sorular sorabilmeli ki kendine, cevapları gerçekçi olsun..


Kendimizi kandırmak insanlık tarihinin en basit ve alkışı hakeden bir başarısı. Hemen bir pundunu bulur, bir bahaneye sığınır ve tatminkar oluruz.. Çünkü anlık rahatlamalarla ileriye dönük olur yüzümüz.. Başka türlü bizi ileriye götürecek bir güç yoktur.. O kadar da kolay bir şey değil hakikatle yüzleşmek.. O kadar acıyı yaşadığını kabullenebilmek.. Aldatılmaların, uğradığın ihanetler, yalan dolana maruz kalmaların.. Bunların hepsinde senin de etkin var ve tabi red oyunu kullanacaksındır.. Aptal gibi görünmemek ve küçük düşmemek için.. Çevrene sarf ettiğin bahanelerin ve gerekçelerini listeler durursun – iyi bir izlenim vermek adına.. Bak gördün mü ?, ben ne fedakarlıklar yaptım ama o beni… ya da bana… bunlar uzar da uzar.. Esasında bunları karşı tarafa söylerken kendimizi inandırmaktır başlıca sebebimiz.. Dışarıya gösterdiğin rolüne iyi hazırlanmalısın ki, kendinle kaldığın zamanlarda repliklerini tek nefeste söyleyebil..değil mi ?

Bir kimlik yaratırız kendimize. Bu kimlik bizim koruma kalkanımız olur ve – tüm kalbe de – içindeki iyi niyetle birlikte – zamanla insani duygularımız çürür gider.. Her şeyin üzerini bir safsata ile kapatır, bütün mesuliyeti de hoopp karşı tarafa yükleriz.. Bu sefer savunma mekanizman karşı tarafa işler.. Çünkü artık iyi niyetli ve anlayışlı bir profil çizmen gerekir..


Kendi benliğinin üzerine, kaçak göçek yeni bir benlik inşaa etmek senin ki .. Karakterinin kabulünü elinin tersiyle itersin. Mükemmelliyetçi bir tavır içine bürünür, doğruculuktan dem vurur ve toz kondurmazsın sallantıda olan yapına.. Yanlış yoldan dönmek yerine, o yolun doğruluğunda ısrar edersin gözlerini kaçırarak.. Yanlış ama denemek istiyorum demeyi fiyakan kurtarmaz çünkü.. Elalem dediğimiz bir örgüt var ve ona entegre yaşamaktan kendimizi göremiyor, kendi sesimize kulaklarımızı tıkıyoruz.. Dış dünyaya karşı tavrımıza makyaj yapıyor, sözlerimizi başkalarının lisanına uygun hale getiriyoruz.. Buna bağlı bir şekilde, yapay zeka olarak duygusuz ve düşünemeyen bir toplumsal felaketin ayrışamayan insanları olarak, birbirimize şüphe ile bakıyor fakat bir araya gelince her birimiz uyum sağlamak için koşulları kendimize uydurabiliyoruz..
Yürek ister cesur olmak, sağlam durarak bir an bile yalpalamadan dürüstçe dile getirebilmek olan biteni. Bu toplumsal dengeyi sağlar.. Ve en önemlisi kendimize karşı doğruları bir bir dile getirecek cesarete sahip olmak.. Zor gelse de yan çizmek yerine, üzerine gidip tekrar tekrar denemek.. O aradaki verdiğin çaba bile, o bir adımın bile çoğaldıkça, tırmanacağın birer basamak halini alır.. İnsanlığın en üst mertebelerinden dürüstlüğe ancak böyle ulaşılır..

Tarihte silinecek de olsan, iki paralık değerin kalmasa da, hakir görseler dahi ; olumsuz da olsa, bir yuva bile yıkılacaksa, hazin bir sonla karşı karşıya kalmak pahasına ; neysen o ol.. Ne ise onu söyle.. Gerçek olanı göster.. ve cesaretini kıracak ne varsa önünde, ezip geç, görmezden gel..!!

Yorum Yap