Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » Cinsel Şiddet – Alberto Godenzi

Cinsel Şiddet – Alberto Godenzi

tarafından sultan

Alberto Godenzi Cinsel Şiddet Kitap Analizi

ERKEKLER, TIKAYIN KULAKLARINIZI (!)

HİÇ GÜZEL ŞEYLER DUYMAYACAKSINIZ!

Kadın açık giyinmiş, hak etti (!)
Kadın tenhada gezdi, hak etti (!)
Kadın gece sokağa çıktı, hak etti (!)
Kadın taksiye yalnız bindi, hak etti (!)
Kadın erkekle yemeğe çıktı, hak etti (!)

“Tabii ki şeffaf bir bluz ya da kıçına kadar çıkan bir mini etek giyen kadının tecavüze uğrama olasılığı daha fazladır.” (24 ya­şında bekar bir erkek).

Bütün suç kadınlardadır (!)
Erkekler hep masumdur (!)

“Erkek bir sorunu olduğu için tecavüz ediyor, yoksa başka bir nedenle değil. Benim olay­da kadın tecavüze uğradıysa, bu sadece kendi suçuydu” (30 ya­şında evli bir erkek).”

Erkek zaten hastadır.
Erkek zaten teşhircidir.
Erkek zaten sübyancıdır.
Erkeğin psikolojik sorunları vardır.

Kısacası erkeğin yaptığından aklanması için mazereti çoktur. Ama kadın yaşadığı olaydan dolayı yıllarca silinmeyecek izler taşır.

“Kendimi aşırı derecede sınırlanmış hissediyorum. Bitkisel bir hayat yaşar gibiyim. Sürekli bir korku içindeyim” (27 yaşın­da bekar bir kadın).

En önemlisi erkeğe güveni kalmamıştır. Yalnız sokağa çıkmaya gücü kalmamıştır. Tenhalarda zaten istese de dolaşamaz artık. Çünkü her an birileri gelip boğazına bıçağı dayar ve istediğini alır. Kadın yaşadığı olayı anlatmak istese de anlatamaz. Çünkü toplum erkeği değil de kadını suçlar, sanki kadın istemiş gibi.

“Teca­vüze uğramış kadınların en aciz kaldıkları durumlardan biri, kocanın, erkek arkadaşın ya da baba ve annenin başından geçenlere inanmamaları, tersine ondan kuşkulanıp, aşağılamalarıdır.”

Gitmeseymiş yemeğe!
O saatte ne işi varmış orada!
Kadın zaten bu yolun yolcusu (!)
Aslında tecavüzü kendisi istedi (!)

Yıllarca duyduğumuz cümleler. Hiç düşünmeden söylenen sözler. Ne kadar acı oysa. En acısı da hemcinsle­rinden duymaları. Yardımcı olacakları yerde kadını suçlarlar. Empati ne kadar da zor (!)

Bizler tecavüzün hep sokakta yaşandığını sanırız, ama yanılırız. Aslında tecavüzün en acısı ve en şiddetlisi yatak odalarında yaşanır. Ama bunlar hiç şikayet edilemez. Çünkü erkeğin hakkıdır. Çünkü o karısıdır. İmzayı attıysa her şeyi kabul etmek zorundadır.

“Karım üzerinde hakkım var. Evde şef benim. Kadının yönetil­mesi gerekir. Güçlü bir erkeği olmayan kadın, insanlığın karşı­sında çaresiz ve her tür tehlikeyle yüz yüzedir.” (50 yaşında boşanmış bir erkek).

Kadın zaten artık evdedir. Çocuklarının annesidir. Onları yetiştirmekle görevlidir. İstese de boşanamaz. Çünkü ekonomik özgürlüğü yoktur. Yani kocasının tecavüzüne katlanmak zorundadır. En önemlisi de yaşananlar evde kalmalı. Kimse duymamalı. Artık kadın yıllarca susar ve değişmesini umut eder.

“… kötü koca bir gün düzelebilir, bü­tün olup bitenden herhalde birazcık kendi de sorumludur; zaten ba­şından beri bu böyleydi: Sonuç, susmak ve katlanmaktır.”

Erkek kadının HAYIR dediğinde biraz empati yapsa belki birliktelikler daha güzel olur. Kadın yıllarca ruhunda silinmeyecek yaralar taşımaz.

“Evlilik içi tecavüz insan ruhundaki tüm canlılığı son kıvılcımı­na kadar öldürür. Artık gitme zamanıydı ve ben de bırakıp git­tim” (50 yaşında ayrı yaşayan bir kadın).

Bizler tecavüzü hep toplumun en alt tabakasındaki erkeklerin yaptığını sanırız, ama yanılırız. Çünkü topluma göre kadının amacı para sızdırmaktır. Zenginlerin yaptığı yanına kar kalır.

“Tecavüz yabancı, anormal erkeklerin işidir; karanlık bölgelerde cereyan eder; edepsiz, hafif giyimli, genç ve güzel kadınlara yöneliktir.”

Bizler tecavüzü hep yabancıların yaptığını sanırız, ama yanılırız. Bazen en güvendiğimiz arkadaşımız, akrabamız yapar. Ama şikayet edemeyiz. Çünkü kendimizi suçlu görürüz.

Toplumun ön yargıları, tecavüze bakışı kadının elini kolunu bağlar. Çoğu tecavüz gün yüzüne çıkmamıştır. Yazar, çoğu gün yüzüne çıkmamış tecavüzleri araştırmış, tecavüz suçlularını ve mağdurlarını konuşturmuş.

Cinsel Şiddet “Kadına Şiddete Hayır” ve “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” kapsamında okuduğum üçüncü kitap. Okudum ama ne okudum, nasıl okudum, siz gelin bir de bana sorun. Okurken bile nasıl yazacağımı düşünüp durdum. Kadınların cinsel şiddete uğradıklarını nasıl anlatabilirdim? Ama anlatmalıydım. Anlatmazsam kendimi tüm o kadınlara karşı borçlu hissedecektim. Ben bir kadınım çünkü. Kendimi onların yerine koymayı denedim. Ve hiç bu kadar aşağılanmış hissetmedim.

Cinsel Şiddet bir araştırmayı kapsıyor. Cinsel şiddeti yaşatan (erkeklerin) ve cinsel şiddeti yaşayanların (kadınların) anlatımlarından yola çıkılarak hazırlanmış bir araştırma. Kısacası kitabın ön kapağında da belirtildiği gibi “Yaşayanların ve Yaşatanların Anlatımlarıyla” gerçekleri yüzümüze çarpıyor.

Kitapta çok şey bulacaksınız. Yazarın yaptığı araştırma kimi zaman tutuklu kişilerin tecavüzlerini anlatırken, kimi zaman da gün yüzüne çıkmamış tecavüzleri anlatıyor. Erkeklerin çoğu, yaptığı tecavüzü haklı görürken, çok azı kendini suçlar. Araştırma tablolarla bize sunuluyor.

Alberto Godenzi‘un dikkat çektiği en önemli nokta ise “cinsel şiddetin uygulanmasında aslolan, şiddete dayalı cinsellik değil, cinsellik görünümlü şiddettir.” Aslında erkekler cinsellik adı altında kadınlara şiddet uyguluyor.

“Cinsel şiddet, kadınları sömüren, onlara sistemin kıyısında bir yer gösteren erkek politikasının önemli bir halkasıdır.”

KADINLAR, bu kitabı OKUYUN!
Kendinizi suçlu görmemek için.

ERKEKLER, bu kitabı OKUYUN!
Kadınların çektiği çileleri öğrenmek için.

Bu kitabı OKUYUN!
Cinsellik adı altında kadınlara uygulanan şiddeti öğrenmek için.

Alberto Godenzi’nin Cinsel Şiddet Kitap Alıntıları

Cinsel şiddet, kadınları sömüren, onlara sistemin kıyısında bir yer gösteren erkek politikasının önemli bir halkasıdır.

Cinsel şiddet – alberto godenzi

Toplum, ezilenlerin ya­nında aktif bir şekilde yer almalı, güç ilişkileri sayesinde bugüne kadar elde ettiği çıkarlardan vazgeçmelidir. Bu belki de toplumun kadın-erkek ilişkilerinin değişimine en büyük katkısı olacaktır.

cinsel şiddet – alberto godenzi

Erkeğin zararsız görülen kabalıklarına karşı gösterilen anne ve kız kardeş hoşgörüsü, genelde kadınların bedeli­ni oldukça ağır ödedikleri yanlış bir davranış biçimidir.

cinsel şiddet – alberto godenzi

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap