Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » Hz. Muhamed’in Hayatı – Martin Lings

Hz. Muhamed’in Hayatı – Martin Lings

tarafından Derya Uslu

Peygamberin hayatı anlatılırken onun yaşamı boyunca takip ettiği orta yol göz ardı edilir; ya göklere çıkarılır yerde olan bizler onu örnek olarak asla benimseyemeyiz ya da kuru bir insan motifi, başarılı bir komutan, iyi bir yönetici, strateji ustası gibi anlatılır. Göğe çıkarılan peygamberin bugün sakalı, saçı, hırkası rağbet görür peygamber anlaşılmaz; yere çakılan peygamberin de anlatılan hissizlikten örnekliği kalmaz. Halbuki Kur ‘an da belirtildiği üzere güzel bir ahlak üzerinedir peygamber, insanlara “örnek” teşkil edecek güzel bir ahlak.. Yani duygu ve düşünceyi bir arada aşırılıklara kaçmaksızın bir ahenk içinde bulmamız lazım. Ama Siyer kitapları genelde bu anlayıştan mahrum olarak yazılır. Burada iş okuyucuya düşüyor. Birincisi samimi olacağız, ikincisi uyanık. Yani verilen bilgileri doldurmak, hissetmek ya da ayıklamak, “bunu benim peygamberim demez, yapmaz bir yerde hata var” diyebilmek. Sorunun biraz da bizden kaynaklandığını, bu nedenle çözümünde bizde olduğunu bilmek gerekiyor. Öyle bir peygamber algımız olmalıki ne onun olağanüstü bir olayın içinde olduğunu unutacağız ne de beşer olduğunu.


Kitabımız diğer siyer kaynaklarına nazaran bana daha yakın geldi diyebilirim. Çöle İnen Nur’u nasıl okuyamadığımı anımsayınca bu kitaba şükrediyorum 🙂 İkisinde de abartı unsurları yok değil ama en azından bu kitap daha gerçekçi yazılmış. Kaynak olarak ilk siyer eserlerine başvurulmuş.


Peygamberin yaşamına dair genel bir anlam oluşturabiliriyorsunuz. Bence bu önemli. Anlatımın avantajlı yanı ise o anda o olayı görüyor, yaşıyormuş izlenimi elde edebilmeniz. Tabi böyle olunca Tebbet yeda, li ilafi Gureyşi daha iyi anlıyorsunuz.


Bir peygamber arayışım vardı, sorularım vardı ona dair, onu anlamaya dair. Aradıklarıma katkısı olduğunu söylemek gerekir. Vahyin kesinliğini gördüm mesela. Vahiy öyle bir olgu ki biri gökten kendisine kelimeler indirildiğini söylüyor, buna kesinkes inanıyor, insanları kelimelere davet ediyor. Gerçekten hayret edilesi bir durum.


Sonra Allahın süreçle iş gördüğünü daha yakinen hissettim. Mekke Müslümanlara yirmi iki yıl kadar sonra verildi. Kullarını denediğini zaferi düşmana da verebildiğini, müminleri melekler ile desteklediğini..
Kuru peygamber algısı olan adamlara çok kızdım, bize peygamberi kupkuru anlatmalarına, mucizelerden soyutlamalarına! Bir topluluk kendisinin bazen üç katı bazen on katı olan diğer bir topluluğu nasıl yenebildi bu mucize değil miydi! Hem Kuran bin melek ile destekledik derken.. Ya da Ömer’in peygamberi öldürmeye meyleden kalbinin aniden İslam oluvermesi.. Sahabenin rüyasında gördüğü ezan lafızlarını hatırlayıvermesi.. Hep bir kuşku ile yaşamışım peygamberin mucizesi yoktur diyen adamların yüzünden ölmüşüm. Halbuki onun bir yemeği bereketlendirmesini niye kabul edemiyoruz! Niye bunu yapamasın! Müminler savaş esnasında sağında solunda melekler olduğunu bilerek savaşan insanlardı. Onlar bir peygamberin yemeği bereketlendirmesine niye şaşsınlar. Buna ancak akademiye hissiyatını kurban eden akıllar şaşar!


O “ben nefsimden konuşmam bunlar benim sözlerim değil” dediği halde Kuran mana yönünden indirildi diyenlere, miracı ruhi bir yükselme olarak anlatanlara! Çok kızdım çok !En nihayetinde bizler peygamberlerin olağan dışı şeyler yapabildiklerine iman ediyoruz. Musa asasıyla denizi yarar, ne bileyim İsa ölüleri diriltir. Niye bizim peygamberimiz vahyi lafız olarakta alamıyor, niye miracı bedeni ile yaşayamıyor, niye o kesinlikten yoksun oluyor! O kadar yorulmuşum ki, o kadar yormuşlar ki bizi.. En çok buna üzüldüm.
Bu kitap kuru peygamber algınızın kökünün kurumasına ve kalbinizin yeşermesine katkıda bulunabilir. Okumalısınız.

Martin Lings – Hz. Muhammed’in Hayatı Kitap Alıntıları

“Ey insanlar birbirinizi barışla selamlayın, açları doyurun, akrabalık bağlarına saygı gösterin, herkes uyurken namaz kılın. Böylece selamet içinde cennete gireceksiniz.”

Hz. Muhammed’İN HAYATI – MARTİN LİNGS

Soyluluk ve özgürlük birbirinden ayrılmaz iki kavramdı ve göçebe özgürdü. Çölde bir insan mekana hükmettiğinin bilincindeydi. Çöl insanı çadır bozarak geçmiş zamanı silebiliyordu. Fakat şehirli insan bir mahpustu. Şehirler bozulma yerleriydi. Şapşallık ve tembellik onların duvarları arasına gizlenmiş ve insanın uyanık ve tetikte oluşunu köreltmek için hazır bekliyorlardı.

HZ. MUHAMMED’İN HAYATI – MARTİN LİNGS

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap