Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » İnce Memed 1

İnce Memed 1

tarafından meltek

Aralık 2014’te başlamışım İnce Memed’e. Bir yere kadar da okumuş hatta bir çiçek yerleştirmişim bile arasına. Hani “yara derin açılınca içinde çiçek yetiştiriyorsun” misali. Belli ki o dönemlerde de haksızlıklara karşı öfkeme hakim olamıyormuşum. Belki de gördüğüm haksızlıklara karşı çıkmayı değil sinirden kendi kendimi yiyip gözümün görmeyeceği yerlere gitmeyi tercih ediyormuşum. Öyle ya yoksa neden bırakayım kitabı tam da orada? Dedim ki sonra, “artık büyüdün Meltem, gördüğün haksızlıklara da bir nebze karşı koymayı öğrendin. Bir şans daha ver İnce Memed’e. Öyle ya gün gelecek elinden tutacaksın diye bekleyip duruyor yıllardır bir dağ başındaki mağarada. Kartallara komşu.” İşte böylece yeniden kavuştuk İnce Memedimle. Sonra bir ara yine öyle bir öfke aldı ki beni; “fırlatıp atacağım kitabı. Böyle de haksızlık, böyle de onursuzluk olmaz ki” dedim. Sevgili Duvar dedi ki “bırakma sakın, umudun kitabı İnce Memed”. “Tamam” dedim, “sıkalım biraz daha dişimizi bakalım daha neler olacak”.

*Yer yer, çok belirgin olmamakla birlikte ipuçları içerebilir.*

Ah be İnce Memed nasıl anlatayım ben şimdi sana duygularımı? Hangi birini açık edeyim? Üstelik sen zayıflığı da sevmezsin ya zayıf noktam mısın bilmem. Yalan yok, zaman zaman sana kızdım. Öfkene hakim olamayışlarına içerledim çok. Benim İnce Memedim yapmaz böyle dedim; sonra sen de cevap verdin hep “Tabiiki de yapmam, yapamam.” Herkesi her şeyi seversin bilirim de şu intikam hırsı yok mu? Deliye döndürüyor insanı. Hele bir de düşmanların en onursuzuna denk gelmişsin ki vay haline… Sen belki yine affedersin ya ben hazmedemiyorum İnce Memed. Abdi Ağa’nın, o keçisakallının, Ali Safa Bey’in evinde karısı ile yaptığı konuşma var ya; çok dokunuyor bana. Üstelik biliyorum ki dünyada tek örneği bu değil. Küçük büyük, hepimiz her gün kalıyoruz aynı durumda. İftira atmak zor değil ki, konuşursun ardını düşünmeden. Sonra temizle temizleyebilirsen. Herkes sen kadar yürekli değil ki İnce Memed. Keşki olsalar, keşki…

Bir de şanslısın ki İnce Memed, senin destanını anlatan var ya hani; Yaşar Kemal. Bir güzel anlatıyor, görsen sen de şaşarsın. Önce çevreyi anlatıyor bir güzel, malum biz ne bilelim çakırdikenlik ne menem bir şeydir yahut Çukurova köyleri nasıldır. Önce oraları anlatıyor ki seni daha iyi anlayalım. Duygulaırnı da bir güzel aktarıyor ki insanın yüreğine gelip oturuyor. O korku, o sevda, o intikam duygusu, hele o üzüntü… O üzüntü ki senin gözünden dökülmeyen yaşlar her birimize pay oluyor da yine de bitmiyor. Ne diyim İnce Memed. Çok üzgünüm çok. Ama daha macera bitmedi ya, daha ne olsun demeden geçemiyor insan. Tek dileğim; sen yiğitliğini kaybetme Memed. Üzüntün üzüntümüzdür lakin kendi önüne geçmesine izin verme o yürek yangının. Dilerim bir gün, elbet bir gün sen de bulacaksın hak ettiğin o huzuru.

“İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.”

Yapı Kredi Yayınları / Sayfa :159

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap