Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » Korku – Stefan Zweig

Korku – Stefan Zweig

tarafından ugurmithrandi

Korku, hayatımıza yön veren, kararlarımızda olan esas yönlendirme unsuru da diyebiliriz. Kaygı ve üzüntü ile birleştirince korkunun hayatımızdaki yeri daha da çok belli oluyor, varlığın bir sebebi olmasını da kanıtlıyor. Daha küçüklüğümüzde hayatımıza giriyor korku ve hemen hemen her konuda da korkuyu hissederek, korkuyu düşünerek hareket etmeye başlıyoruz. Her bir şeyin ama her bir şeyin temelidir aslında korku. Çok da arsızdır bu korku, bir konuda biraz ona izin verdik mi hemen o konuda tüm hakimiyetini kurar ve daha da büyütür kendisini. Hayatımıza olumlu etkisi olduğu kadar olumsuz etkisi de vardır korkunun, hele vücudun alarm sistemi bozulur da ortada hiçbir şey yokken insan korkmaya başlarsa bu sefer korkmaktan da korkmaya başlarız ve kaygı ile endişe hayatımızda daha da fazla büyüyerek yaşam kalitemizi de düşürmeye başlar.

Nelerdir mesela daha küçüklüğümüzden itibaren hayatımıza giren korku seçenekleri: Çocuklarımıza, kardeşlerimize dediğimiz hani bir söz vardır ya “O yemeği bitir senden şikayetçi olur” veya “Yemeği bitir arkandan gelir”, “Yaramazlık yapma bak öcü geliyor”, “Bak susmazsan seni polislere veririm” gibi söylemlerle hayal ile gerçeği ayırt edemeyecek beyinlere bu şekil fantastik öğelerle beraber korkuyu başarılı bir şekilde de psikolojilerine enjekte ederek aslında bir başarısızlığa adım atmış oluyoruz. Yetmiyor devamında da “Şunu sağ elle yap”, “Sağ ayakla gir”, “Tuvaletten sol ayakla çık” gibi söylemler ile sözde dinsel bir eğitim verip hem korkuyu aktarırken hem de takıntıyı bünyeye yerleştirip OKB rahatsızlığının temelini atıyoruz. Din zaten baştan sona insanlara bir korku furyası olarak gösteriliyorsa, tutulan oruçta bile “Bak zaten oruçluyum, gerginim” gibi cümleler kuruluyorsa bir şeyleri çok ama çok yanlış yapıyoruz demektir.

Bana göre iki tür korku vardır, biri örnek vermem gerekirse saldırgan bir hayvanın karşısında durduğumuz has korkudur, diğeri de yaptıklarımız veya yapacaklarımızın sonucu içimizde oluşan kaygı ve endişeye bağlı korkudur. Zweig da bu kitabında haliyle ikinci seçenekteki korkuya yer vermiş, yani okura yapılan bir hatanın devamındaki hisleri psikolojik olarak kuvvetli bir şekilde transfer edip biz okurlara ulaştırmış. Irene ile beraber eminim kitabı okuyan her bir kişi hissettiği korkulara ortak olmuştur. Piyasada olan birçok korku-gerilim kitabına göre, King olsun Koontz olsun evet bunların sayfalarca kalınlığındaki kitaplarına karşı Zweig 70 sayfalık kitabıyla okura korku hissini bu tarz korku kitaplarından daha başarılı olarak veriyor. Korku haricindeki gereksiz detaylara da inmiyor, meşgul etmiyor kalemini. Mesela karakterlerden biri karşısındaki kişiye bir cümle söylerken görünüşünü, oturma şeklini filan anlatma gereği de duymuyor, sadece korkuya bağlı olan mimiklerini ve içinden geçen düşüncelerini, sorgulamalarını anlatıyor. Bu da bu kısalıktaki kitabın okura etki edip korku hissini yaşatmasındaki başarısını gösteriyor.

Stefan Zweig – Korku Kitap Alıntıları

Ilımlı bir mutluluk da talihsizlik kadar kışkırtıcı olabilir, umutsuzluğun getirdiği sürekli bir doyumsuzluktan daha tekinsizdir…

Korku – stefan zweig

Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.

korku – stefan zweig

Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.

korku – stefan zweig

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap