Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » Vahşetin Çağrısı – Jack London

Vahşetin Çağrısı – Jack London

tarafından Kadir Şarkı

Vahşet kapı önünde beklemekteydi. Çağrıya ihtiyacı yoktu. Ortaya çıkması gereken zamanı iyi biliyordu. Vahşet için çağrı sadece bahaneydi.
İnsanların içini iyi okuyordu. Tam olması gerektiği yerde, tam da zamanında çıkıyordu. Acayip dakiktir. Geç kalmaz, erken de gelmez.
Ha insanları kışkırtmayı da iyi bilir. Toplumsal olaylara baktığımızda bu vahşet duygusunu tadına bakan bir bireyi, tekrar topluma kazandırma oranı nedir bilmiyorum açıkçası veya gerçekten tekrar topluma kazandırılabilir mi?

Ölüm, hareketin sona ermesiydi, yaşamaya devam edenlerin hayatından çıkmak demekti, bunu biliyordu.


Hangi toplum?


En sevdigimizi söyleyeyim: “Medeni insanların yaşadığı topluma.” Kim ki bu medeni insanlar? Acaba içindeki vahşet duygusunu bastırabilen insanlar mı? Yerinde bir soru mu acaba? Cevabını sizlere bırakıyorum.


Mr. London konuya cok güzel değinmiş gerçekten de…
Değismez kaide ne verirsek onu mu alırız ki?


Bence değil… Gül uzatan birine kurşun atan bir toplumdayız. Eskiler en azından daha dürüstmüş bu vahşet konusunda. Toprak yağmalayarak , öldürerek, savaş çıkararak ne istediğini göstere göstere yapıyorlardı vahşeti.
Şimdikiler öyle mi?
Hepsi takım elbiseli ağır abi.
Bizlerin hayat standartlarını yükseltmek için uğraşıyorlarmış…
Yani duyuyoruz ama , bir şey gördün mü desen, pek gördüğüm söylenemez. Şimdiki ağır abiler önce bulunduğu konumdaki insanların kötü şartlarını bahane ederek savaş çıkarıyor. Ha öyle topla tüfekle de değil.
Delirdiniz mi kaçıncı çağda yaşıyoruz?
Öyle ilkel bir şekilde olur mu?
Ekonomisine savaş açıyor, tarım sanayisine darbe vuruyor. Müdahale ediyor. Ondan sonra da sizleri kurtardık diyor.


Pardon ama kimi kimden kurtarıyorsun ki?
Benim evdeki Sarıkız’ın yiyeceği samanı bile ithal ettirecek hale getiriyorsun, sevgili janti abi ondan sonra tamam diyorsunuz. Günümüz vahşeti artık siyasi.
Belki de kaderimiz bu. Bunun sorumlusu kim?
Şey olabilir mi?
Arazi mülkiyeti diye bir şey yokken belli bir alanı çevirip burası artık benim diyen ve buna ses çıkarmayan birey olabilir mi?
Ne dersiniz?
Bakalım daha nasıl vahşetler bekliyor bizi….
Sevgilerle…

Vahşetin Çağrısı Roman Alıntıları:

Makine gibi bir düzenle devam eden monoton bir hayattı bu. Günler bir diğerinin aynısıydı…

vahşetin çağrısı – jack london

“İlkel yaşamda, çok, çok eskilerde atalarının yaşamında merhametin yeri yoktu. Merhamet yanlış anlaşılır, korku sanılırdı; böyle bir yanlış anlama ise bu düzende ölüm demekti.

vahşetin çağrısı – jack london

Sevgisini konuşarak değil davranışlarıyla gösterebiliyordu.

vahşetin çağrısı – jack london

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap