Kitap Zekayı Kibarlaştırır...
Ana sayfa » BİR DOSTOYEVSKİ USLUBU

BİR DOSTOYEVSKİ USLUBU

tarafından Gökhan Torun

Tüm bir dünya edebiyatında belki de bu denli halkını resmedebilen bu denli gerçekçi bir bakış
açısıyla toplumunun aksayan yönlerini ele alabilen bir başka yazar olsun. Fyodr Mihalyoviç
Dostoyevski romancılığının derinliği , psikolojik tahlilleri , gerçekçi bakış açısı kendisinden sonra gelen
birçok önemli romancıya rol model olmuş ve dünya edebiyatında bir bakıma devrim yaratan bir üslup
özelliği yaratmıştır.


Dostoyevski romanlarının belki de en dikkat çeken yönü karakterlerine yüklediği çok yönlülük ve her
bir karakterinin derin kişilik analizlerinin olmasıdır. Dostoyevskiyi diğer romancılara nazaran özel kılan
en önemli özelliğin her bir romanının hikayesinin özüne koyduğu psikolojik sorgulamalar ,
karakterlerinin çoğu zaman kendileriyle yaptıkları iç hesaplaşmalar bu hesaplaşmalardan yola çıkarak
en sonunda tüm bir toplumun çarpık yapısına yaptığı sorgulamalardır. Onun karakterleri içsel bir
yolculuğa çıkarır bizi bazen Raskolnikov ile toplumsal adaletsizliğin katılaşmış ve yıkılması mümkün
olmayan duvarlarına karşı koymaya çalışan bir gencin ruhsal buhranlarına ve iç hesaplaşmalarına
şahit olurken , Prens Mişkinle bizi biz olmaktan alıkoyan her türlü tabuya rağmen hayatta tutunmaya
çalışırken , Beyaz Gecelerde bir aşkın en güzel taraflarını ve imkansız yanlarını her bir karakterinin
verdiği savaşlarında beraber yaşarız. Evet savaşlar diyoruz çünkü Dostoyevski karakterlerini hep bir
yanıyla eksik hep bir yanıyla kendini yiyip bitiren çoğu kez toplum tarafından tuhaf ve budalaca
bulunan ancak her defa doğruyu , adaleti arayan karakterlerdir. Tüm bir roman boyunca bu arayış
bitmez. Kahramanımız bazen kaybeder ancak her daim saf niyetine emin olduğumuz
hatalarıyla kabul edebildiğimiz karakterlerdir. Dostoyevski hataları yazar . Çoğu zaman kişisel hataları
olan çıkmazları olan insanları konu edinir hikayelerinde. Yine de bu yaraları olan karakaterimizin
özünde dönemin Rus toplumundaki yozlaşmayla bir hesaplaşma vardır. Romanı okuyan okur naif bir
karakterin yanında büyük bir toplum eleştirisini de görür Dostoyevski romanlarında. Bu büyük
sorgulama karakterin temelinde başlayıp bizi de kendi yolculuğumuza çıkarır ve içinde bulunduğumuz
toplumun aksayan yönlerini de yakalamamıza ve çoğu kez rahatsız eden tarafları görmemize yardım
eder.

Peki Dostoyevski bu derin karakterlere nasıl hayat verebiliyordu Elbette tüm bu karakterleri
yazarken yazarın hayatından da esinlendiğini görmek çok zor değil . Çünkü Dostoyevskinin
kendisininde roman değerinde bir yaşantısı olmuş . Dostoyevskinin pek çok romanınında derin
buhranlar yaşayan karakterlerin kendisinden izler taşıdığını söyleyebiliriz. Çoğu zaman bu içsel
çatışmalar yazarın kendi çatışmaları hesaplaşmaları kendi hesaplaşmalarıdır. Raskolnnikov adalet
ararken kendi adaletini aramıyor sadece evrensel bir adalet arayışı içinde olduğunu görüyoruz.
Hastalıklı tüm tiplerin farklı bulunurken hayata tutunmaya çalışan kişiler olduğunu ve toplumun
kendinden olmayana anında sınırlar çizdiğini pek çok karakterinde görüyor ve nedenlerini
sorguluyoruz.


Evet belki de en önemli farkı budur Dostoyevskinin. Çünkü Dostoyevski bir daha eski kişi olamaz bir
daha o kadar da rahat değildir. Ve günün sonunda tüm bu anlatım öyle unutulmaz bir tadı ve estetiği
damaklarda bırakır ki bugün hala aynı tadı arayan neden bu kadar romancı olduğunu anlamak zor
değildir.

İlgili Paylaşımlar

Yorum Yap